Aşure Günü

a

Hicri takvime göre Muharrem ayının onuncu gününe ”aşure günü denir. Bu gün Muharremin onu. Sahabeden İbni Abbas’ın bildirdiğine göre; ”Peygamberimiz Medine’ye geldiğinde Yahudilerin aşure günü oruç tuttuklarını gördü. Onların niçin oruç tuttuklarını sordu. ‘Bu hayırlı bir gündür. Bu, Allah’ın İsrailoğullarını düşmanlarından kurtardığı, bu sebeple de Musa’nın oruç tuttuğu gündür’ dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz; ‘Ben Musa’ya sizden daha layığım’(Buhari, Savm, 69) buyurdu ve hem kendisi bu günde oruç tuttu, hem de Müslümanlara oruç tutmalarını emretti.”

”Aşure günü orucunun, bir önceki yılın günahlarını keffaret olmasını Allah’tan umarım..” (Tirmizi, ”Savm”,48)

Hazreti Ayşe (r.ah) İslam öncesinde, Mekke halkının oruç tutmakta olduğu aşure gününde peygamberimizin de oruç tuttuğunu bildirmekte… Allah Rasulü Medine’ye hicret ettikten sonra da bu orucu tutmuş ve müminlere de onuncu günü ile birlikte, bir gün öncesi veya sonrası ile oruçlu olmalarını tavsiye etmiş… (Ahmed b. Hanbel, VI, 224)

Aşurenin içinde yer aldığı Muharrem ayı da, aynı zamanda Hz. Peygamber (sav)’in torunu Hz. Hüseyin’in ve çoğu Ehl-i Beyt mensubu 70’den fazla insanın siyasi ihtiraslar uğruna Kerbela’da şehid edilmesi nedeniyle Müslümanların ortak hafızasında büyük bir acının tarihidir. Kerbela’da acımasızca şehit edilen Hz. Hüseyin ve arkadaşları, bu hadisedeki asil duruşu ve haksızlıkla karşısındaki onurlu mücadelesi ile bütün müminlerin gönüllerinde taht kurmuş, ona ve yakınlarına bu zulmü reva görenler ise insanlığın ortak vicdanında mahkûm edilmiştir.

Aşure paylaşmanın, dayanışmanın, birlikteliğin ve sevginin ifadesi, bolluk ve bereketin simgesidir. Aşurenin bu mecazî anlamı toplumumuz için bugün her zamankinden daha fazla önem taşımaktadır. Milletimiz, asırlardır sürdürdüğü gelenekle bugün de; “farklılıkların ahenk içindeki ortak tada katkı sağlamaları”, “birlik” gibi kültürümüzün özünde hep var olan güzellikleri devam ettirme bilinci ile birbirinden farklı tatları aynı kazanda kaynatıp, aşure aşı yapmaya, birlikte yaşamanın sembolünü tadarken muhabbeti paylaşmaya devam etmektedir.

Aşure orucunu cahiliye döneminde Arapların tutttuğu ve Ramazan orucu farz kılındıktan sonra Peygamberimiz (s.a.v)’in, aşure orucunu tutmaya devam ettiği rivayetleri vardır (Müslim, Sıyam, 116).

Aşure orucu; Muharrem ayının 9 ve 10. veya 10 ve 11. günleri tutulur.

Kaynak: Diyanet.

Bu mübarek günde eviniz, iş yeriniz en önemlisi gönülleriniz bolluk ve bereketle taşsın inşallah.

Ya Rab… Bir Seni Anınca Nefes Alıyorum

20151021_145918

Ya Rab Kapından Başkasına Muhtaç Eyleme

20151021_160111

Sen Beni Bırakma Ya Rab…

20151021_160306

Kuru Kuruya

20151021_153846

Yandex.Metrica